Kasetli günlerdi. Askeri darbe zamanları idi. Sanırım 82-83 yılbaşı idi. Izzet ÖZ’ün programı ile girmiştim. Yılın şarkıları çalınıyordu. Thriller tüm listelerde birinci idi.
Yaratıcılığın sınırlarında yaşamak, huzursuzluk getirir. Sürekli arayışda idi Michael Jackson. Amerikan rüyasını temsil ediyordu. Diğer albümleri hep Thriller’ın gölgesinde kaldı.
özleyeceğim.
“rest in peace Michael …”
Categories: Haberler · Kişiler · Müzik · Türkiye · Yasaklar · _Özgür Mutfak · güncel
Popstar yarışmalarından aklımda kalan bir ses idi. İlginç bir sesi vardı. Albümünde Ercan SAATÇİ’nin katkısını bekliyordum. umduğumu bulamamıştım.
Şimdi yeni albümü Kıvıra Kıvıra yayınlanacakmış. Sevindim, belki değişik bir şeyler dinleyebiliriz.
başarılar dilerim.
Categories: Kişiler · ___ · _Özgür Mutfak · güncel
Tagged: Müzik
Detayları yazacaktır heryerde.
David Carradine, kaldığı otel odasında intihar etmiş. Yirmibeş yıl önce çizdiği karakterden etkilenerek, Kung-fu ‘a başlamıştım. Bekar odamda Deep Purple kapağının yanında onun posteri vardı.
Geçenlerde bir röportajında “alkolü bıraktım. Kahve ve sigara dışında kötü alışkanlığım yok demişti”. Alkolü bırakmaya gerek kalmadı.
Özleyeceğim. Ruhu huzur bulsun.
Categories: Alıntılar · Haberler · Kişiler · Martial arts · _Özgür Mutfak · güncel
“
Belki o zamanlar yanımızda değildiniz uzaklardan bakıyordunuz; ama şimdi biz inanıyoruz ki çok dostlarımız var. Çok önemli dostlarımız var. Türkiye’nin her bir tarafı kaynıyor ve adalet istiyor eşitlik istiyor. İnsan hakları istiyor.
Türkan SAYLAN
”
Adalet ve özgürlük herkes içindir.
Başımız sağolsun. Değerli hocamız Türkan SAYLAN vefat etti. Burs ile okuyan birisi olarak o bursların ne kadar değerli olduğunu bilirim.
mekanı cennet olsun.
Categories: Kişiler · güncel
offff. niye böyle oluyor. Adile hanım teyzemi kaybettik. Bir haftadır hasta idi. Dün akşam vefat etmiş. Bugün kasabaya nakletmişler.
Adile hanım kimdi.
Benim ilkokul müdürüm Ahmet Olgun’un değerli eşiydi. Bir hakim kızıydı. Komşu olduğumuz yıllarda elini öperdik. Çok temiz bir cumhuriyet kızı, bir cumhuriyet aydını idi. Bir yandanda anneannemin yetmiş yıllık arkadaşı idi.
İlk fırsatda mezarını ziyaret edeceğim. Bugün gidemedim üzgünüm. Ninemi teselli etmek gerekiyor.
Başımız sağolsun. Mekanı cennet olsun. ..
Categories: Kişiler · _Özgür Mutfak · güncel
Geçen gün Emekli Albay Hilmi Ertunç göreve çağrılmış demiştik. Oradada konuyu anlatacağıma söz vermiştim.
İzleyicilerim bilir, burada hukuki ve siyasi konulara girmek istemiyorum. Konuya girince, tartışmalar büyüyordu. Bu sefer ilginç bir konu var. Ortalık yıkılıyor … Evet, konumuz çek yasası, karşılıksız çek sorunu’dur. Temel kavramlar üzerinden sırayla anlatarak giriş yapıyorum. Sonunda kendi yorumlarımı eklerim. Avukatlık yapamasam da, sıralarında dirsek çürüttüm.
Türkiye’de ticaret hayatı vadeli olarak çalışır. Vadeli çalışmanın anahtarıda çek kullanmaktır. Son yıllarda kredi kartı, teminat ile alım gibi alternatif yollar çoğalsada çek kullanmak, vadeli alışverişi sağlar. Türkiye ‘de çek’li yaşamı dönemlere bölerek anlatıyorum.
İlk devre, İlk çek yasası
- Çek kullanımını düzenleyen seksenli yıllardan kalan 3167 numaralı “çek hamilini koruma ve çek ile ödemeleri düzenleme “ adında bir yasa vardır. Yasanın adından anlayacağımız gibi yasanın amacı çeki alan kişiyi korumak üzerinedir.
- Çek almak için bankaya gidilir. Banka hakkınızda istihbarat yapar ve çek karnesi verir. Sizde mal alırken, nakit ödemek yerine çek verirsiniz. Çekin bir vadesi vardır. Bu vadesinde bankadan karşılığı alınır.
- Vadesi geldiğinde bankada karşılığı olmayan çek, karşılıksız çek olur. Karşılıksız çek kesmek ciddi bir suçtur. 3167 nolu yasa 1-5 yıl arasında hapis cezası öngörmektedir.
- Üstelik çek nedenden bağımsız vadesi olmayan bir araçdır.
- Kanuna göre, çek karşılığı her an bankada hazır olmak zorundadır. Tabii bu pratikde böyle olmuyordu. Ticaret hayatı çeki vadeli olarak kullanıyordu. Örnekle anlatacağım.
Buğday aldınız. Çek verdiniz. Buğdaylar kurtlu çıktı. Çekinizi ödemek zorundasınız. Çek nedenden bağımsızdır.
veya
Nohut aldınız. 120 gün vadeli çek verdiniz. Çeki verdiğiniz çiftci çeki, gübrecisine verdi. Gübreci 10 gün sora bankaya gitti. Parayı istedi, ödemek zorundaınız. Çek vadesi olmayan bir ödeme aracıdır.
İkinci devre, 2001 krizi ardından yeni çek yasası
- 2001 krizinin ardından karşılıksız çek sayısı arttı. Çek davaları mahkemeleri kilitledi. Karşılıksız çek suçunun cezası hapis olduğu için sanıklar katılmayınca davalar sonuşlanamıyor ve uzuyordu.
- 2003 yılında 4814 sayılı düzenleme yapıldı. iyileştirmeler yapılmaya çalışıldı.
- Karşılıksız çek suçunda, çek tutarı kadar para cezası getirildi.
- Suçun karşılığında para cezası verildiğine göre sanığın gıyabında duruşma yapılabilir ve karar alınabilir hükmü geldi.
- Böylece davalar hızlanacak idi. Hızlandıda :( . Sanık davaya katılsada, katılmasada dava sonuçlanıyor ve ceza veriliyor.
- İşin vahim tarafı şu ki : Para cezası 15 günde ödenmezse hapise çevrilir.
Örnek verelim
- 50.000 tl çek verdiniz. İşiniz bozuldu. Ödeyemediniz.
- Dava açıldı. 50.000 tl para cezası kesildi. Zaten paranız olsaydı, çekinizi öderdiniz.
- 500 gün hapis yattınız. Yaklaşık bir yıl hapisde yaşadınız.
- İş yeriniz kapandı.
- Çıktınız
- ceee . borcunuz duruyor. Hala 50.000 tl borcunuz var.
4814 nolu düzenleme ile 3167 nolu çek yasası en sert yasamız oldu. Karar vermek çok kolay, ceza çok ağır…
Üçüncü devre, 2005’de Türk Ceza Kanunu yeniden yazılıyor.
- 2005 yılında Türk Ceza Kanunu değişti. TCK ‘daki tüm ceza sistemi değişti. Bence çok çağdaş maddeler konud. Bazı eksikler olsada bence çağdaş bir ceza kanunumuz oldu.
- Bu yasa ile birlikte bir uyum maddesi konuldu. Ne diyordu bu yasa : “Tüm kanunlardaki cezalar yeni TCK göre yeniden yazılmalıdır. 31.12.2008 ‘ tarihine kadar uyumu yapılmayan yasalar geçersizdir. “
- Hemen söyleyeyim. 3167 nolu yasa “çek yasası” unutuldu. 1.Ocak.2009 tarihinden itibaren tüm çek yasasına göre ceza verilemez oldu.
- Sonrası daha vahim. Bazı mahkemeler hemen beraat verdi. Bazı mahkemeler ceza verdi. Yani aynı suçu işleyen iki kişiden birisi ceza aldı, diğeri beraat etti.
- Karşılıksız çek suçluları internetde örgütlendiler. Ses çıkardılar. Bizde buradan işe bulaştık.
Dördüncü devre, 2008 son çeyreğinde küresel kriz başlıyor.
- Dünya çapında bir ekonomik kriz yaşanıyor. Krizin etkilerini bilmeyen, yaşamayan yoktur.
- Türkiye seçim havası içinde ekonomik krizi tam hissedemedi. Genel eğilim krizin 2009’un son çeyreğinde soğuyacağıdır.
- Merkez Bankası verilerine göre 2009-Nisan sonunda karşılıksız çek sayısı 700.000 olmuş. 2008-Nisan’da aynı sayı 500.000 imiş.
- Ekonomik krizde çek verenlerini korumak için, 2009 yılında Çekler vadelidir kanunu çıkıyor. 2009 yılı içerisinde çekler vadesinden önce tahsil edilemez kuralı geliyor. Bu 3167 nolu çek yasasına baştan aykırı bir durumdur. Yasa diyorki “çek nedenden ve vadeden bağımsız bir nakit havaledir”
- Çek ‘i istemeden imzaladım denemiyor. Bunu açıklayalım.
Kötü niyetli firmalar, bu yola sapıyordu.
- Çeki ödeyemeyeceğini anlayınca, şikayet ediyor. Ben aslında, bu çeki istemeden verdim. Beni kandırdılar.
- Bu durumda, tersi ispatlanıncaya kadar çek üzerinde bir işlem yapılamıyor.
- Alacaklı firma parasını alamıyor.
Peki düzenlemenin sorunu nedir.
- Çek elinizden gerçekten istemeden çıkarsa bir şey yapamıyorsunuz.
- Çek karneniz çalındı. Çek karnesini çalan kullanırsa, bunları ödemek zorundasınız.
Beşinci devre, 2009 yılında yeni çek yasası geliyor.
2009 yılında yeni bir yasa meclise geldi. Şu anda komisyon zincirlerinde bekliyor.
Yeni yasa, aslında detaylı ve olumlu özellikler eklenmiş.
En önemlisi adı değişerek “ Çek Yasası “ olmuş. Yani çek ile ilgili tüm tarafları ilgilendiren bir yasa tasarlanmış. Çeki veren banka, çek borçlusu ve çek alacaklısı
Yine hapise dönüşen para cezası korunmuş. 100 TL çekinizi ödemezseniz 100 TL para cezası karşılığı hapis yatıyorsunuz. Borcunuz duruyor.
Kasıt unsuru eklenmiş. http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/05/15/sempozyum-notlari/
Banka sorumlulukları arttırılmış.
Karşılıksız çek suçunda verilen para cezası üst limiti arttırılmış. Bunun anlamı nedir ?
2008 yılında, kötü niyetli bir firma 100.000 TL tutarında mal aldı. Karşılığında çek verdi.
Çekleri ödemeye niyeti yoktu. Ödemedi.
Zaten kötü niyetli idi. İcra takibinden kaçtı.
Karşılıksız çek davası açıldı.
Verilebilecek para cezasının üst limiti 80.000 TL ‘dir. Dolayısıyla 80.000 TL para cezası aldı.
Dava bir yıl sürdü.
Kötü niyetli firma, alacaklı firmaya gitti. Bak 80.000 TL verirsem hapis yatmam. İcra takibi yaptın, elin boş kaldı. Sana 50.000 TL vereyim, davadan vazgeç.
Alacaklı firma kabul etti. 100.000 TL almayı düşünürken, bir yıl sonra 50.000 TL ‘e razı oldu.
Yeni çek yasasında bu üst limit 150.000 TL ‘e yükselmiş. Yani kötü niyetli firma en azından 100.000 TL ‘nin hepsini ödemek zorunda.
Şimdi ne olacak ? Yeni çek yasası çıkacak. Genel kanı hapis cezasının korunacağıdır.
Yeni çek yasası taslağını beğenen bulamadım. Farklı görüşler, farklı gruplar var. Nelerdir ?
- Karşılıksız çek suç değildir’i savunanlar..
- Karşılıksız çeklerin bu kadar çoğalmasının nedeni ekonomik krizdir. Devlet bu para cezalarını afetmelidir.
- Çek yasası zaten yanlıştır. Çek yasasına gerek yoktur. Çek vadelidir, senetden farkı yoktur.
- Karşılıksız çek vermek suçtur. Hapis cezaları daha arttırılmalıdır. uzun bir yazıda burada var. okumak için burayı seçiniz.
- TCK ile uyum yapılmadığı için şu anda çek yasasına göre mahkum olanlar beraat etmelidir. Bu konuda beraat kararları var. Farklı mahkemeler, karşılıksız çek için ceza verilemez kararı veriyor. Tahliyeler oluyor.
- Elektrik borcu için hapis yok ise çek borcu içinde hapis olamaz.
Benim görüşüm nedir ?
- Çek yasası ile ilgili olarak
- Çek, senet değildir. Senet olsaydı, çek yasası olmazdı.
- Çek tarafları arasındaki ilişki çek yasasına göre düzenlenmelidir.
- Çek vadelidir. Nakit olsaydı, üzerinde vade tarihi olmazdı.
- Çek, nedene bağlı olmalıdır. Yani ticari bir alışveriş sonucu verilmelidir. Aksi durumda tacirlerin çekleri tefeciler tarafından kredi teminatı olarak alınıyor.
- Karşılıksız çek vermek bir suçdur. Cezası olmalıdır.
- Borcunu ödeyememek, bir hapis nedeni olamaz.
- Borcunu isteyerek ödememek, dolandırıcılıktır. Cezası haydi haydi hapisdir. Bende “yeni çek yasası taslağı” nı yetersiz buldum. Fırsat varken, daha radikal davranılabilirdi.
- Karşılıksız çek, cezalarında kasıt unsuru aranmak zorundadır. Borcunu ödeyemeyen, esnafı hapis etmek anlamsız bir uygulamadır.
- Karşılıksız çek vererek piyasayı dolandıran kişilere verilecek cezalar ise arttırılmalıdır.
- Esnafın iyisi borcunu ödeyendir. Hapise giren esnaf borcunu ödeyemez.
Peki şuandaki yüzbinlerce çek mahkumu adayı için görüşüm nedir ?
- Ekonomik kriz nedeniyle bir ekonomik af olmalıdır. Devlet para cezalarını afeder. Trafik cezası, para cezası vs. …
- Çek yasasına göre verilmiş olan tüm cezalar kaldırılmalıdır. Çünkü 1.ocak.2009’dan itibaren çek yasası yoktur. Türkiye ‘nin en büyük idari affın kaçınılmaz olarak gelmiştir.
Yeni çek yasası ile ilgili olarak “emekli albay hilmi ertunç” etkisine karar veremedim. Güzel bir sloganda okudum.” Özgürlük borcun teminatı olamaz “
Uzun bir yazı oldu. Eksik-gedik olabilir, başka fikirler olabilir. Konunun tarafı olmamaya çalıştım. Görüşlerinizi iletirseniz, sevinirim.
Categories: Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel · İş dünyası
Tagged: Türkiye, thoughts, turkey, İstanbul
Bu sene, İstanbul Lale Festivali yağmurların arkasından gerçekleşti. Hidiv Kasrı ve Emirgan parkında çektiğim fotoğrafları paylaşıyorum.

istanbul lale festivali, kırmızı laleler, istanbul emirgan, pentax k10d
Geçtiğimiz yıl, bol bol gördüğüm koyu mor laleleri bulamadım.

istanbul lale festivali 2009, istanbul, pentax k10d
Baharın habercisi, güzel bir sabah idi. Köpeğini alan parka koşmuş idi :)

Lale festivali, istanbul, pentax k10d
Sarı-kırmızı laleleri çekmeden olmazdı.

yellow-red tulips, istanbul tulip festival 2009, istanbul lale festival 2009, sarı ve kırmızı laleler, istanbul emirgan, pentax k10d
Lalelerin üzerine basarken yakaladığım çocuk.

living on istanbul, pentax k10d
.

Istanbul Tulip Festival, Istanbul 2009, Pentax K10d
.

Istanbul Tulip Festival 2009, Istanbul, Pentax K10d
.

Istanbul Tulip Festival, İstanbul Lale Festivali 2009, Hidiv Kasrı, İstanbul, Pentax K10d
Diğer fotoğraflar için İstanbul Through My Eyes ‘ı :) ziyaret edebilirsiniz.
Categories: Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel
Tagged: photo, tulip, tulip festival, turkey, İstanbul
Mozaik için kampanyalar yaptık, yorumlar gönderdik. Bu sefer farklı bir yerden karşımıza çıktı. Meşhur ikonumuz “Emekli Albay Hilmi Ertunç” yeni çek yasasına katkıda bulunmuş :)
Ticaret hayatı, hukuk çevreleri ve sayıları yüzbinleri aştığı söylenen karşılıksız çek kesmiş olanların beklentisi vardı. Yeni çek yasası çıkacak, ekonomik krizinde etkisi düşünülerek çek yasasından hapis cezası çıkacak deniyordu. Oysa görüldüki, çek yasası dahada ağır cezalar içeriyor.
Çek yasası mağdurları internet üzerinde örgütlü olarak çalışıyorlar. Bunlardan biriside yeni yasanın bu halini, cezacı yaklaşımı nedeniyle eleştirmiş. Olsa olsa “emekli albay hilmi ertunç” hazırlamıştır demiş.
Yeni Çek Yasasında hapis sürecek mi ?
Adaletsiz olmasına rağmen karşılıksız çek verenlerin hapis edilmesi uygulamasının süreceğine inanıyorum. Bazı arkadaşlar, bana tepki gösteriyor. Gerçeği kabul etmezsek, onu değiştirecek inanca sahip olamayız. Borç ve hapis doktrini savunanlarda bir azalma yoktur. Bu düzen sürdükce, karşılıksız çek ‘in cezası ağır hapis cezası olarak kalır.
Çek Yasası gibi önemli yasayı sırf hukukcular hazırlamış olsaydı, kimsenin itiraz edemeyeceğini biliyorum. Bu işlerde bankacılar ve odalar , yönlendiricidir. Güdümlü medya, hapis cezası kalktı naralarıda atıyor. Meclisde para cezası eşittir hapis cezası olduğunu bilen kaç kişi var sanıyoruz ki …
Çok mail gönderirseniz, hapis cezası kalkar gibi bir şeye ben inanmıyorum. İnanmadığım şeyler üzerinden sizlere umut dağıtamam.
İlk kez Karşılıksız Çek verenlere yönelik uygulanan hapis cezası adaletsizdir. Fakat hukuka uygundur. Ben bu hapis cezasına karşıyım.
karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler
ayrıntılı bilgi için karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler blogunu ziyaret ederek Karşılıksız çek sorunu bitiyor. Emekli Albay Hilmi Ertunç olaya el koyacak yazısını okuyabilirsiniz.
Merak eden arkadaşlar için söyleyeyim. Bir hukukcu olarak yeni çek yasası konusunda bir yazı hazırlıyorum. Yarın yayınlamayı planlıyorum.
Emekli Albay Hilmi Ertunç
Biliyorum meselenin nerede yattığını
Tam on beş türk devletinin
Bu yüzden battığını
Disiplinsiz çatlak sesler canımı çok sıkıyor
Ne kadar assan kessen bu gibiler hep çıkıyor
Ben hilmi ertunç, emekli albay ertunç
Ben çözdüm işi
Benim bu serseri gidişe dur diyecek kişi
Sabah aynı anda kalkılıp yüzler yıkanmalı
Bu ahenkli uyanışı alem tören sanmalı
Züppelik kol geziyor
Kahveler nes çaylar torba
Kahvaltıyı tesbit ettim
Herkese bir tas çorba
Aç bırakılmalı katlamayan peçetesini
Hastalara genel kurmay yanmalı reçetesini
Ben hilmi ertunç, emekli albay ertunç
Ben çözdüm işi
Benim bu hayasız gidişe dur diyecek kişi
Yekvücut olup başlayalım her işe ayinle
Eş-dost seçimi ve herşey ayarlansın tayinle
Yaramaza itaatsize damgalar basalım
Milli maç kaybında üç, grevde beş kişi asalım
Biz istersek eğer bu aziz millet neler yapar
Adamı göklere çıkarır, alkışlar, tapar
Oğlum ben albay ertunç, emekli albay ertunç
Ben çözdüm işi
Benim serkeşliğe gaflete dur diyecek kişi
L’m hilmi ertunç, retired colonel ertunç
İki çocuk babası, ingilizce bilir
Yeter ki hiza istikamete doğru bakalım
Ve altılı ganyanı öğrenip şu kahveden çıkalım
O hilmi ertunç, emekli albay ertunç
O çözmüş işi
Odur bu serseri gidişe dur diyecek kişi
Mozaik, Plastik Aşk albümü
Categories: Kişiler · Mozaik · _Özgür Mutfak
Tagged: Mozaik, Türkiye, thoughts, turkey, İstanbul
Öncelikle fiyatını indiren ve kalitesinden taviz vermeyen tüm üreticilere teşekkür ederim.
…
Efe Rakı, ekonomik kriz nedeniyle ucuz rakıya yönelen tüketiciyi kaybetmemek ve önümüzdeki zor günlere de tedbir olarak Efe Klasik’in fiyatını yüzde 20 düşürdü.
…
‘Satışlar yüzde 10 artar’
Egemen Demirtaş, Efe Klasik’in yenilenen tadıyla şimdi de rakıseverlerin bütçelerini hafifleteceğini söyledi. Tüketiciye desteğimizi sürdürmek isteriz, ancak bize yansıması yüzde 37, bu nedenle çok uzun süre devam edemeyiz” dedi. Demirtaş, yapılan bir araştırmanın, tüketicilerin yüzde 64’ünün kriz nedeniyle tasarrufa geçtiğini ortaya koyduğunu belirterek, indirimde de buradan yola çıktıklarını ifade etti.
“Efe Klasik, ilk gözağrımız” diyen Demirtaş, 2007 yılındaki 42.7 milyon litrelik rakı tüketiminin 2008’de yüzde 7 arttığını söyledi. Demirtaş, 2008 yılında da İdol şarapları ve Diageo firmasıyla yaptıkları dağıtım anlaşmalarının da etkisiyle cironun yüzde 48 artarak, 210 milyon TL’ye ulaştığını belirtti.
…
‘Evde tüketim artmaya devam edecek’
Efe Alkollü İçecekler Pazarlama Direktörü Cem Bülent Erdoğan da, kriz nedeniyle satışlarda azalma olmadığını kaydederek, “Üstelik Nielsen verilerine göre de, kasım-aralık döneminde pazar büyüdü” diye konuştu. Ancak buna rağmen önümüzdeki aylarda satışlarda yüzde 10’luk düşüş beklendiğini de vurgulayan Cem Bülent Erdoğan, “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, tüketici harcamaları kısıp, tasarrufa yöneliyor. Bu nedenle de son dönemde dışarıda tüketim azalırken, evde tüketim artıyor. 2009 yılı sonuna kadar da böyle devam edeceğini düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.
Radikal gazetesinden alıntıdır. Yazının tümünü okumak için bu linke tıklayınız.
Categories: Araştırma · Haberler · Rakı · Türkiye · Yemek - içmek · _Özgür Mutfak · güncel · pazar araştırma · İş dünyası
KRİZ SPOT PİYASASINI DA VURDU
Ekonomik kriz nedeniyle durgunluk spot piyasasını da olumsuz etkiledi. Bayi fiyatının altında olduğu için rağbet gören spot mallar, spotçuların elinde kaldı.
Konya’da 40 yıldır spotçuluk yapan Süleyman Dikili, ekonomik durgunluğun kendilerini de olumsuz yönde etkilediğini belirterek, “Ben bu işi babamdan devraldım ve 40 yıldır spot mal alım satımı yapıyorum. Bu 40 yıl içinde bir çok kez ekonomik krizler yaşandı ancak bu son yaşadığımız kadar kötü etkilendiğimi hatırlamıyorum. 2001 krizinde bile spot piyasası oldukça canlıydı ve hızlıydı. Bu yıl ise satışlarımız birden durdu. 20 gündür siftahsız dükkanımı açıp kapatıyorum” dedi.
İnsanların eskiden bayi fiyatına göre daha ucuz ve garantili olduğu için spot mallara yoğun ilgi gösterdiğini de ifade eden Süleyman Dikili, “Özellikle düğün dönemlerinde piyasamız oldukça açılırdı. Evine yeni beyaz eşya almak isteyen çiftler bayilerden çok spotçulara gelirdi. Çünkü bizdeki mallar hem bayi fiyatına göre daha ucuz, hem de aynı bayi garantisini bizde veriyoruz. Ancak bu dönem oldukça sönük geçti. İnsanların ya elinde parası yok, ya da harcamak istemiyor. Şu an telefon faturalarımı bile ödeyemez duruma geldim. Umarım kısa zamanda bu durgunluk açılır” şeklinde konuştu.
Ekonomik durgunluktan kendilerinin kadar beyaz eşya bayilerinin de etkilendiğini ifade eden Dikili, “Firmalar, stoklarındaki malı eritmek için vergi indirimi ve kredi kartına uzun taksitler gibi kampanyalar düzenlemesine rağmen onlarda bizler gibi krizden etkilenmiş durumda. Bazı beyaz eşya bayilerinin ellerindeki malı peşin paraya çevirmek için, kendisine geliş fiyatına spotçulara sattıklarını biliyorum. Hatta İstanbul gibi yerlerde spotçu spotçu dolaşıp fiyat araştırması yapan beyaz eşya bayileri olduğunu duydum. Ancak bu malları alan spotçular da satamadığı için stokları gün geçtikçe şişiyor. Onlarda aldığından daha da aşağı bir fiyata mallarını satmak zorunda kalıyor. Alınacak tedbirlerle bu krizin en kısa sürede aşılmasını umuyoruz” şeklinde ifade etti.
www.KonyaTV.com adresinden alıntıdır.
Categories: Türkiye · güncel · İş dünyası
ATOLYE ( iki bolumluk)
Nasil Ogreniyoruz, Neden Hatirlamiyoruz?
BAHCESEHIR UNIVERSITESI
Tarihler:
11 Nisan 2009, Cumartesi Saat: 13.00 – 16.30
13 Nisan 2009 Pazartesi Saat: 18.30 – 22.00
Tel: 0212 381 09 85 – 381 01 99
busem@bahcesehir.edu.tr
Program Koordinatoru: Ayse Tutuncu
Ogretim Kadrosu:
- Ayse TUTUNCU, Piyanist, Besteci
- Selim ATAKAN, Muzisyen ve Doktor (eski Yeni Turku’nun piyanisti ve bestecisi)
- Gokce GURCAY, vurmali calgilar sanatcisi (GEVENDE ve Ayse TUTUNCU PIYANO PERKUSYON GRUBU’nun davulcusu)
Programin Amaci:
Genel olarak ogrenmek, ozel olarak muzik ogrenmek: Bu calismada hafiza, beynin isleyisi, zamana karsi hafiza, ogrenmenin zorluklari ve nasil kolaylasabilecegi hakkinda ilk sorular, kisa ve kafa acici ilk bilgiler, yaklasimlar ortaya konulacak. Bunlarin yanisira muzik icinden ve disindan uygulamali ornekler yurutulecek. Hepsinden hareketle bu calismada, muzigi ogrenirken ve ogrenilen seyi hatirlarken zihinde olan bitenlerin mantiginin anlasilmasi, arastirilmasi ve daha rahat ogrenmenin yollari uzerine “beraberce” fikir yurutulmesi amaclanmaktadir.
Programin Hedef Kitlesi:
Atolye muzikle ilgilenen ilgilenmeyen herkese acik; ogrenciler, meslek sahipleri, sayilarla – sozlerle- vucuduyla is yapanlar: muzisyenler.
Programin Icerigi:
Bu atolye calismasinda inceleme konusu olan ogrenme surecine iliskin sorulardan ornekler asagidaki gibidir:
- Bir yanlisa saplanip kalmak neden olur?
- Rasgele siralanmis sekiz harfi aklimda tutmak zorken nasil oluyor da sekiz harfli bir kelimeyi aklimda tutabiliyorum?
- Cok eskiden dort yil boyunca caldigim bir sarkiyi bugun hatirlamaya calistigimda zihnimde neler oluyor?
- Neden merak duyulan seyin cevabi kafaya daha kolay girer?
- Bir seyi ogrenmenin zor olmasi beyin icin ne demektir?
Akis Plani:
- Tanitim
- Anlatilar
- Uygulamali Ornekler (piyano ve vurmali calgilarla, sozlerle, sayilarla, vs.)
- Hatirlama Deneyleri
- Deneyim Paylasma ve Sorular
- Konu Uzerine Fikir Yurutmeler
Verilen Belge: Sertifika
Bilgi, Basvuru ve Kayit islemleri Icin:
Bahcesehir Universitesi Surekli Egitim Merkezi Direktorlugu (BUSEM)
Tel: 0212 381 09 85 – 211; 381 01 99
E-mail: busem (at) bahcesehir.edu.tr
Categories: Ayşe Tütüncü · Haberler · Kişiler · Mozaik · Müzik · Türkiye · güncel · sanat
T.C. Yüksek Seçim Kurulunun 21 Mart 2009 tarih ve 2009/481 sayılı kararına istinaden, ilgili araştırma sonuçları geçici olarak yayından kaldırılmış olup, kararda belirtilen sürecin bitiminde tekrar yayına sunulacaktır
Categories: Türkiye · _Özgür Mutfak · dont-block-the-blog · güncel · pazar araştırma · siyasi araştırma · İş dünyası
Tagged: secim arastirma, yerel secim
Bu haftasonu Genel Seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz ?
- AKP %41.2
- CHP %18.1
- MHP %12.6
- SP %5.6
- DTP %3.5
- DP %3.1
İstanbul, 29-mart-2009 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi araştırması
Ankara , 29-mart-2009 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi araştırması
- AKP %47.3
- CHP %26.2
- MHP %21.2
İzmir , 29-mart-2009 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi araştırması
Diyarbakır, 29-mart-2009 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi araştırması
Kararsızlar dağıtılmış haldeki rakamları yayınladım. www.SamanyoluHaber.com adresinden alıntıdır.
Categories: Alıntılar · Araştırma · Haberler · Türkiye · Yasaklar · güncel · pazar araştırma · reklam araştırma · siyasi araştırma · İstanbul · İş dünyası
Tagged: pazar araştırma, secim arastirma
Karayalçın’ı kızdıran soru
CNNTÜRK’te katıldığı programda izleyicinin sorusuna çok sinirlendi
CNNTÜRK’te ekrana gelen Ahmet Hakan Coşkun’un sunduğu Tarafsız Bölge programının konuğu CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın idi.
1989, 1999 ve 2004 yıllarından sonra 2009 yılında da Ankara’dan başkan adaylığı için yarışa giren Murat Karayalçın’a bir seyirci elektronik posta ile “Gökçek’in karşısında yenile yenile yenilmekten bıkmadınız mı?” sorusunu yöneltti.
Soruya bir hayli sinirlenen Murat Karayalçın, öfkeli bir ifadeyle şunları söyledi:
“Ben yenilmedim. Melih Gökçek de yenmedi. Biz bölündük, Ankara’yı Melih Gökçek’e armağan ettik. O kadar, o kadar basit. Şimdi biz birleştik ve biz Ankara’yı kazanacağız. Mesele benim kazanmam da değil. Mesele bizim tüm Ankaralılar olarak, parti ayırımı da yapmaksızın, Ankara kentinin belediyesinin yönetimine gelmemizdir.”
Karayalçın’ın hoşuna gitmeyen anket
Ahmet Hakan Coşkun, Habertürk’ün IPSOS-KMG’ye yaptırdığı anketin sonuçlarını canlı yayında aktardı. Habertürk kanalının ismini de veren Ahmet Hakan Coşkun, Ankara’daki yarışta kararsızlar da dağıtıldıktan sonra AKP’li Melih Gökçek’in 43,8, CHP’li Murat Karayalçın’ın 31,9 ve MHP’nin adayı Mansur Yavaş’ın da 18 oy oranının bulunduğunu belirtti.
Karayalçın, araştırmayı yapan IPSOS’un Türkiye’de ilk kez böyle bir anket çalışması yapmasına atıfta bulunarak, “Galiba ilk kez yapıyorlar, belki onun vermiş olduğu bir sorun bir sıkıntı var” dedi.
Anket sonuçlarının doğru kabul edemeyeceğini ifade eden Karayalçın, “Bu doğru olamaz. Bu söz konusu olamaz. Tartışılacak bir büyüklük olduğunu bile düşünemeyiz” şeklinde konuştu.
Ankara’da 1989, 1999 ve 2004 yıllarında aday olduğunu hatırlatan Karayalçın, 2004′te en düşük oyu aldığını ve o zaman bunun yüzde 22 olduğunu belirtti. 2004′te CHP’nin adayının yüzde 11 oy aldığını vurgulayan Karayalçın, DSP’nin de Ankara’dan aday çıkartmadığını vurgulayarak “Gökçek’le başa baş bir yarış içindeyiz. Mansur Yavaş’ın oyu ise yüzde 15-20 dolaylarında” dedi.
Televizyon Gazetesi
Categories: Alıntılar · Araştırma · Haberler · Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel · insan kaynakları · pazar araştırma · reklam araştırma · siyasi araştırma · İstanbul · İş dünyası
Tagged: march, monday, pazar araştırma, secim arastirma
SONAR araştırma şirketinin yeni araştırma sonuçları açıklandı.
Kararsızlar dağıtılmadan
- AKP %35.9
- CHP %24.6
- MHP %15.6
- Kararsızlar %20.5
Kararsızlar dağıtıldıktan sonraki oranlar aşağıdaki gibi hesaplanmış.
- AKP %45.88
- CHP %31.41
- MHP %19.96
Categories: Alıntılar · Araştırma · Haberler · Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel · pazar araştırma · reklam araştırma · siyasi araştırma · İstanbul · İş dünyası
Tagged: ankara, Araştırma, marketing research, pazar araştırma, secim arastirma, yerel secim
Sevenler Ağlarmış
Bir yarim olsun isterdim, gözleri yeşil
Bir yarim olsun isterdim, gül yüzü gülen
Onu çok sevmek isterdim, delice sevmek
Peşinden koşup koşup, sonunda almak
Ben sevmek, sevmek isterdim
Nerden bilirdim, sevenler ağlarmış
Bir yarim oldu sonunda, gözleri yeşil
Bir yarim oldu sonunda, gül yüzü gülen
Onu çok sevdim sonunda, delice sevdim
Fakat bu aşkın sonunu, ben hiç bilmezdim
Ben sevmek, sevmek isterdim
Nerden bilirdim, sevenler ağlarmış
Üç Hürel
Categories: Alıntılar · Kişiler · Müzik · Türkiye · sanat · Şiir · şarkı sözleri
Tagged: march, Türkiye, tuesday, İstanbul
Türkiye değişiyor, İstanbul’u tanıyamıyorum.
Superstar Ajda Pekkan , kürtçe şarkı söylemiş. Evimin karşısında TKP ilçe örgütü var. Moda İskelesinde içki içilmiyor. Devlet televizyonunda Kürtce yayın yapılıyor. Köyümde görmediğim çarşaflı kişileri, İstanbul’da görüyorum.
evet değişiyoruz.
Bizim toprağımızdan Nazım Hikmet, memleket hasretiyle öldü. Ahmet Kaya kürtce şarkı söyleyeceğim dediği için sürgün oldu. Niceleri bu fikirleri söylediği için süründü, süründü …
ve ben korunaklı parklarda ölüşmeyip, “Bütün alışkanlıklarımmdan öte, Yorumsuz bir hayatı seçiyorum” …
Özleyeceğiz seni , Yusuf Hayaloğlu
İSTANBUL ACILAR KRALİÇESİ
İstanbul ey İstanbul ey
Ey acıların gözyaşlarının kraliçesi
İstanbul ey İstanbul ey
Ey bozgunların garip çiçeği
Bu akşam yemin ettim
Seni bir daha öpmemek için
Benki bütün duvarlarını, afişlerle donatıp
Yumruğumla kanatmıştım
Rezil bir aşktı
Bütün arkadaşları miting alanlarında
Ve mezarlıklarda bırakmıştım
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Umudun ve direncin yorgun anası
Ve ey çıldırmak üzere olmanın çamurlu ikonası
Tırnaklarım kopuyor, Görmüyormusun
Bir benmiyim kapılarını şaşıran her yokuşun başında
Bir benmiyim ekmek arasına canına doğrayıp doğrayıp yutan
Bir kedi bile sağarken yüreğini
Telaş içerisinde yavrusuna
Ey acımasız acuze!
utan şu türbelerinden
Minarelerinden utan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Savaşın ve bozgunların gariban çiçeği
Ve ey teslimiyete düşmenin o hazin gerçeği
Bayraklarım kanıyor, Sormuyormusun
Kadınlarınki;
Omuzları hicran, saçları ihanet sarısı
Çocuklarınki;
Yağmur emiyor yıkılası kaldırımlarından
En ücra genlerime, alyuvarlarıma,
Kılcal damarlarıma, ruhuma kadar.Bıktım
İliklerime, gömlek ceplerime kadar sızan
Bu Allahsız yağmurundan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhtişamın ve sefaletin çaresiz bacısı
Ve ey çürümenin yok olmanın amansız sancısı
Ciğerlerim çatlıyor, Duymuyormusun
Hangi pencerene çıksam
O salya sümük pezevenk suratları
Hangi caddene dökülsem
O şangur şungur düş kırıkları
Bütün bu ezginler, tükenenler, yerlere serilenler, tutunamayanlar
Sarsmıyormu seni hiç
Bunca infilak
Bunca isyan çığlıkları
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Aldanışların ve hüznün yalancı tanrıçası
Ve ey ruhu kirlenmiş gecelerin cilveli yosması
İntihar anı geldi, beni öpmüyormusun,
Ağlamak istemiyorum, yenildim sana
Hikayenin özeti bu
Bir istimlak gibi ödedim ve çiğneyip geçtin maceramı
Şimdi ben suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle
Şimdi ben hangi şehirde soğulturum zonklayıp duran bu yaramı
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhanetin ve ihbarların arkadan dolaşan bıçağı
Ve ey ödeşmelerin, yüzleşmelerin, erkekçe vuruşmaların kaçağı
Beni harcadın ulan!
Beni sattın
Utanmıyormusun
Yusuf Hayaloğlu
ve işte ilgili haberde budur.
AJDA PEKKAN’DAN KÜRTÇE PARÇA
“Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı”nı kullanma bilincinin artırılması için düzenlenen “Güldünya Konseri”nde Ajda Pekkan’ın okuduğu Kürtçe şarkı geceye damgasını vurdu.
Türkiye’nin ünlü kadın sanatçıları, “Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı”nı kullanma bilincinin artırılması için “Güldünya Konseri”nde bir araya geldi. Dört saat süren müzik şölenine Ajda Pekkan’ın sahnede kürtçe parça seslendirmesi damgasını vurdu.
Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da gerçekleşen “Güldünya Şarkıları” konserinde, aralarında Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Aynur, Aylin Aslım, Şebnem Ferah, Şevval Sam, Rojin ve Funda Arar’ın bulunduğu sanatçılar, şarkılarını Behzat Gerçeker yönetimindeki ENBE Orkestrası eşliğinde Türkiye’de kadına yönelik şiddete son demek için söyledi.
Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, “Hepsine minnetarız. Çok mutluyuz. Güldünya CD’si çıkmıştı. Bu konserde de daha çok bu CD’nin parçaları çalacak. Çok yardım geldi. Herkes çok gönülden bunun elinden tuttu. Bütün sanatçılarınmıza ben çok teşekkür ederim. Geliri bağaşı ‘Aile İçi Şiddet Yardım Hattı’na gidecek. Biliyorsunuz Türkiye’nin tek 7 gün 24 saat hizmet veren yardım hattı. Bu hattı bu tür desteklerle yaşatabildiğimiz için çok mutluyuz” dedi.
Gece sonunda yaklaşık 100 bin TL’lik gelir beklediklerini belirten Hürriyet İcra Kurulu Üyesi ve Kurumsal İletişim Direktörü Temuçin Tüzecan, “Bizim Aile İçi Şiddete Son Yardım Hattımız var, 7 gün 24 saat sürekli hizmet eden. Bu hat sadece İstanbul’a hizmet veriyor. Bunu tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmak için desteğe ihtiyacımız var. Bu desteğin önemli ayaklarından biri bu” diye konuştu.
Biletlerin 110 ila 250 TL’den satıldığı konserde, 1700 koltuk kapasiteli salonun tamamı doldu. Geceye çok sayıda ünlü sima katıldı. Konser yaklaşık 4 saat sürdü. Konserin ikinci yarısı sahneye çıkan Ajda Pekkan 3 parça seslendirdikten sonra gecenin en büyük süprizini yaparak sahneye genç şarkıcı Aynur’u davet etti ve sanatçının Keje Kurdı yani Kürt Kızı adlı parçasını birlikte seslendirdi. Bu teklifin kendinden çıktığını belirten Hürriyet İcra Kurulu Üyesi ve Kurumsal İletişim Direktörü Temuçin Tüzecan,”böylece Ajda Pekkan Fransızca, Türkçe ve İngilizce’den sonra repertuara birde kürtçe parça eklemiş oluyor. Birkaç gün çalıştılar. İkiside çok profesyonel. Teklif benden çıktı. Ajda Pekkan’da hemen kabul etti” dedi. Genç sanatçı Aynur’unsa mutluluğu sahnede gözlerinden okunuyordu. Toplumdaki kadın üzerindeki şiddetin üzerinde durmak ve Türkiye’nin en öne gelen solistlerinin bu sesi duyurmalarının cok güzel bir adım olduğunu söyleyen Aynur, “devamı gelsin diyorum. Ajda hanım kendisi böyle bir istekte bunuldu. Ben de kabul ettim. Albümden sonra geldi bu teklif. Gayet iyi söylüyor zaten çok iyi bir solist hemen kavradı” diye duygularını ifade etti.
Funda Arar ise, “Gerçekten çok anlamlı aile içi şiddete hepimiz son diyoruz.Aile içi şiddet hattına yardıma gidecek konserdeki tüm gelir. Bir kaç günden beri provalar devam ediyor. Gelen seyirciler hem bu amaç için burada olacaklar, hemde güzel bir müzik ziyafeti için. Burada olduğum için çok mutluyum” dedi.
Şevval Sam ise” Kitleleri peşinden sürükleyen insanlar çoğunlukla saratçılar aynı zamanda eğitimde de bir şekilde gücü olan insanlar. Bizim yaptıklarımız ile birlike söllediklerimizi takip eden insanlar da var. Bu yüzden bizim cümlelerimizi doğru kurmak gerekiyor. Yani bu gece sahneye çıkmakla mücizeler yaratmayacağız. Ama bir takım insanları bazı sorunlara karşı farkındalık yaratacağız. Bir şekilde bir yerlere dikkat çekip birşeylerin altını çiziceğiz. Artık öyle bu bizim kaderimiz demiyecek belkide kadınlar. Başka türlü düşünmemiz lazım. Birşeyler yapmamız lazım diyecekler” diye konuştu.
Konser sonunda, 1980′li yılların ortalarından itibaren kadın mücadelesinin marşı haline gelen “Kadınlar Vardır” şarkısı, tüm sanatçılar tarafından birlikte seslendirildi.
NEDEN GÜLDÜNYA…
Konserin adı “Güldünya Şarkıları”. Çünkü, gencecik yaşında aile içi şiddete kurban edilen Güldünya Tören, bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddetin bir sembolü. Bütün suçu, ailesinin istemediği biriyle birlikte olmaktı Güldünya’nın ve İstanbul’da sokak ortasında kurşunlandı. Ölmedi, hastanede yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, “işi yarım bıraktıklarını düşünen” iki ağabeyi, ellerini kollarını sallaya sallaya içeri girdiler ve “işi” bitirdiler. Onu sevip sarıp kollaması beklenen ailesi, zaten ölüm fermanını çıkarandı, yaşadığı köy, suçluları suça iterek ve saklayarak bu büyük günaha ortak olmuştu.
Milliyet
Categories: Haberler · Kişiler · Müzik · Türkiye · Yasaklar · _Özgür Mutfak · güncel · sanat · Şiir
Tagged: ahmet kaya, ajda pekkan, march, nazim hikmet, Türkiye, tuesday, yusuf hayaloglu, İstanbul
Cami bahçesinden diğer fotoğraflar …

Üsküdar, Validei Atik Camii, İstanbul, Pentax K10d
.

Eski Valide Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Mosque, Nurbanu Validei Atik Sultan Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Nurbanu Validei Atik Sultan Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Külliyesi, Üsküdar, Topbaşı, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.
Categories: Gezi · Haberler · Kişiler · Tarih · Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel · sanat · İstanbul
Tagged: march, Türkiye, tuesday, uskudar, validei atik camii, İstanbul
Caminin bahçesinden bazı fotoğrafları paylaşıyorum.

Validei Atij Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
Bu bölüm Sağır Oda dizisinde kullanılmış.

Validei Atik Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
Ulu çınarlar ve şadırvan

Validei Atik Mosque, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Camii, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.

Validei Atik Mosque, Üsküdar, İstanbul, Pentax K10d
.
Categories: Gezi · Haberler · Türkiye · _Özgür Mutfak · güncel · sanat · İstanbul
Tagged: march, Türkiye, tuesday, validei atik camii, İstanbul