Category Archives: sanat

Ölenler döğüşerek öldüler; güneşe gömüldüler.

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş’ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü! Okumaya devam et

Reklamlar

Bir tek sen vardın, Basit olmayan, Yaşanmadıkca sorulmayan …

Basit, Basit, Basit
An basit
Zaman basit
Yıllar geçsin bak gör çok zor

Basit, Basit, Basit
Sen basit
Ben basit
İkimiz olalım bak gör çok zor

Basit, Basit, Basit
Kalmak basit
Almak basit
Ver desinler
Bak gör çok zor Okumaya devam et

Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm. Tüm şehir bana küskün

GÜLÜMSE

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse. Okumaya devam et

Dikiz aynasında devrim “Amiral Kolçak”

Geçen günlerde ikinci kez izledim. Amiral Kolçak’ın hayatını anlatan Amiral filmini ..  Film komünist devrimin başlangıcı ve çarlık devrinin sonunda geçiyor.  Sol dergisinde kopan fırtınaları görünce yanlış filmimi izledim diye şüphe ettim.

Amiral Kolçak kimdir ?

Çarlık Rusyası ‘nda donanma komutanıdır.  Deniz mayınları uzmanıdır. Kahramanlıkları ile tanınmış ve Çar tarafından amiral rütbesine getirilmiştir.   Bir baloda tanıştığı bayan ile aşk yaşar.

Devrim olunca silahsızlanmıştır. Sonrasında devrim karşıtı olarak muhalif orduları yönetmiştir. Ardından yenilmiş, teslim olmuş ve idam edilmiştir.

Amiral Kolçak

Amiral Kolçak

Şimdi yazılan yazılara bakıyorum … Okumaya devam et

Murat ÇELİK, ACD Sanat Merkezi 30.ekim.2010 konseri

Yıllar önce hikayesini anlatmışım.  Kırmızı gitarım ile başlayan müzikli yaşamımda yanımda Murat ÇELİK vardı.

Murat ÇELİK konseri, ACD Sanat Merkezi , Üsküdar, İstanbul

Murat ÇELİK konseri, ACD Sanat Merkezi , Üsküdar, İstanbul

Murat müziği yaşam biçimi olarak seçti. Düş Sokağı Sakinleri ile bir efsane oldu. Değişti, gelişti ve yeni bir insan bir bir şehir öykücüsü oldu. Düşlerini anlatan, “en güzel bestem kızım Zeynep’tir” diyebilen birisidir artık. O Murat ÇELİK ‘dir… Aşkın Elif Hali ‘nde müzikal altyapıyı caz formlarını yerleştirdi.

ACD Sanat Merkezi’nde gitar dersleri verdiğini biliyordum. Orada bir konser verileceğini öğrenince kayıt oldum. Konser akşamında CD ‘leri, kitapları ve fotoğraf makinasını alıp gittim. Altunizade Kültür Merkezi ‘nin arkasında imiş. Benim bildiğim Altunizade Kültür Merkezi orası değilmiş. Neyse ulaştım, soluk soluğa içeri girdim. Gece karamlığı çöküyordu. 3-4 katlı eski bir ev olması gerekiyor. Alt katı ve bahçesi kafe şeklinde hazırlanmış. Murat ÇELİK şarkıları çalıyordu ..

Biletimi aldım, çayımı istedim. Sigaramı içmek için bahçeye çıktım. Murat ve Emre KARABULUT çorba içiyorlardı. Çorbalarını bitirince hemen damladım yanlarına :)

Murat ÇELİK konseri, ACD Sanat Merkezi , Üsküdar, İstanbul

Murat ÇELİK konseri, ACD Sanat Merkezi , Üsküdar, İstanbul

Merhaba Murat, ben Özgür. Eski yılalrdan tanışıyoruz. Konser meselemiz vardı, Çello yıllarından tanışıyoruz. Ben saçlarımı kestirdim. Bana kırmızı 12 telli gitar almıştık. Köprü altı çay vs anlatıyorum … Herhalde en uzun konuşmalarımdan birisidir.
Gece karanlığında Murat, yüzüme bakıyor. Ortak arkadaşları konuşup duruyoruz. İlk başta deli olduğumu düşünmüş olabilir. Olsun :)
Sonunda tanıştık, hatırladık.
İlhan yurtdışına yerleşmiş, ablası trafik kazası geçirmiş.
Volkan, Şevki , Yalım ‘ıda ben anlattım. Bülent ORTAÇGİL maceramı anlattım.
Konser saati gelmişti. Müsaade istedim. Öpüştük içeri geçtim.

Ahşap merdivenlerle çıkılan katda salonu mum ile donatmışlar. İki sandalye, gitar ve yan flüt. İki tande amfi yerleştirilmiş. Göz gözü görmüyordu. Yerdeki minderlerden en kıyıdakine yerleştim. Makinada beyaz ayarını yapmaya çalıştım. Birazdanda Murat ÇELİK, Emre KARABULUT içeri geldi.

Karanlık nedeniyle tam seyirci dağılımını bilemiyorum. 20-25 kişi, en büyükleri ben olmalıyım.

Murat yavaş başladı, yavaş yavaş ortama girdi. Bol doğaçlamanın olduğu, az konuşulan bir dinleti idi. Ben büyülendim.  Teşekkür ediyorum. Okumaya devam et

stronsium 90

STRONSİUM 90

Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar.
Atom bombası denemelerinden diyorlar.

Stronsium 90 yağıyormuş
ota, süte, ete,
umuda, hürriyete,
kapısını çaldığımız büyük hasrete.

Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz,
ya dünyamıza inecek ölüm.

16 Mart 1958, Varşova

Nazım HİKMET

29.ağustos, kadıköy

29.ağustos, kadıköy

Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal …

Bırakıp gitmek,  korkaklıkmıdır ? Ölümden beter yenilgiyi kabul etmek mi ? Zor oluncamı değerlidir, kovalanmak için bir fırsatmıdır ?  “bazen en devrimci hareketdir. Ceketi alıp çekip gitmek …”

Bir Veda Havası

Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan
Ve bütün sıradanlıklardan öteye,
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doymadım inan,
Kanamadım sevgine…

Korkulu geceleri sayar gibi,
Deprem gecesinde bir yıldız,
Birdenbire kayar gibi;
Ellerim kurtulacak ellerinden,
Bir kuru dal, ağacından
Çatırdayıp kopar gibi… Okumaya devam et