Category Archives: Alıntılar

Bana kendi dilinden bir şarkı söyle

Bana kendi dilinden bir şarkı söyle
kimin adına olursa olsun
yeter ki çığlığı senin olsun
sesine dökülsün isyanın
sesin sel olsun bağırsın
Bana birşeyler söyle
ama kendi dilinden olsun
belki anlamam dediğini
ama senin dilinden olsun

Yılmaz Güney

Reklamlar

Demokrasi ve seçim propogandası

Bugün Yıldız Teknik Üniversitesi ‘nde olaylar olmuş.  Fazla yorumda yapmayacağım.  Gazetelerin aynı konudaki haberlerini aktaracağım.

 

Hürriyet

Öğle saatlerinde çıkan kavgaya ilk olarak üniversitedeki özel güvenlik görevlileri müdahale etti. Daha sonra olay yerine Çevik Kuvvet Ekipleri ve çok sayıda ambulans sevkedildi. Kavgada yaralanan 9 yaralı, Taksim Eğitim ve Araştırma ile Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma hastanelerine kaldırıldı. Bir süre sonra çeşitli sivil toplum kuruluş temsilicileri de okula geldi. 2 saat süren görüşme sonrası, saat 14.30’da 40 kişilik TKP’li grup bir kapıdan, BDP sempatizanı 30 kişilik grup da diğer kapıdan ayrıldı. Her iki gruptan da gözaltına alınan olmadı.

Kavga sonra açıklama yapan, üniversitenin öğrencilerinden TKP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Mert Uzun, “Arkadaşlarımız bir grup BDP’linin saldırısına uğradı. Yaralanan 6 arkadaşımız hastanelerde tedavi görüyor. Kavga, afişteki 8. maddeden kaynaklanıyor” dedi. Uzun’un kavganın nedeni olarak gösterdiği 8. madde şöyle:

“TKP’nin güçlü olduğu bir Türkiye’de kimse bir yandan ülkeyi satıp, bir yandan da birlik bütünlük edabiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez. Halkları birbirine düşürecek söylemler. Alıcı bulamaz. Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hale getirilmesine kimse izin veremez. Farklı etnik kökenlerden insanların birbirine güveni pekişir. Birçok okulda İngilizce, Fransızca ve Almanca eğitim verilirken, bu ülkeninin dilllerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17243686.asp?gid=373

 

Fırat News

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyeleri ile Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG üyeleri arasında afiş kavgası çıktı. Yaşanan kavgada yaralanan 11 öğrenciden 2’sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Beşiktaş Bulvarı’nda bulunan kampusüne iddialara göre, TKP’li bir grup öğrenci tarafından “Komünizm iktidara gelirse, Kürtler ayrılıkçı politikalarından vazgeçer” yazılı afişinin asılmasına Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) üyeleri tepki gösterdi ve afişin kaldırılmasını istedi. Afişin kaldırılmayınca DYG’li öğrenciler ile TKP’li öğrenciler arasında yaşanan tartışma daha sonra kavgaya dönüştü. Okumaya devam et

Vural ÇAKIR, “yeniden yenilenmek mi ? “

Vural ÇAKIR ile yıllar önce Zincirlikuyu’daki ofislerinde tanışmıştım.  Geçen yıllarda Türkiye ‘deki başarılı girişimcilik derslerini yazdı ve örnek oldu.  Beni heyecanlandıran bir haber okudum. Kimbilir belki doğrudur :)

Vural Çakır, o zamanlar adı AC Nielsen olan şirkette 7 yıl genel müdürlük yapmıştı. 2001’de ise KMG Pazarlama adıyla kendi şirketini kurdu. 2007’de dünyanın ikinci büyük araştırma şirketi Ipsos ile KMG’yi evlendirdi. Halen de Ipsos KMG’nin CEO’su olarak iş hayatını sürdürüyor. Okumaya devam et

Benim dengemi bozmayınız …

Tel Cambazlarının Tel Üstündeki Durumu

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama ağaçlar şöyleymiş
Ama sokaklar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız Okumaya devam et

İnsan haklarıyla insandır.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ
10 Aralık 1948

Başlangıç
İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,

İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu,

Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmenin önemli olduğunu,

Birleşmiş Milletler halklarının, Birleşmiş Milletler Kuruluş Belgesinde, temel insan haklarına, kişinin onuruna ve değerine, erkekler ile kadınların hak eşitliğine olan inançlarını teyit ettiklerini ve daha geniş özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyini sağlamaya kararlı olduklarını,

Üye Devletlerin, Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görmesi ve gözetilmesini sağlamayı taahhüt ettiklerini,

Bu hak ve özgürlüklerde ortak bir anlayışa sahip olmanın, bu taahhüdün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak,

Genel Kurul,
Bütün halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu insan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder; öyle ki,

Her birey ve toplumun her organı bu Bildirgeyi daima gözönünde bulundurarak, bu hak ve özgürlüklere saygının yerleşmesini amaçlayan eğitim ve öğretim yoluyla; ve hem üye Devletlerin halklarında hem de egemenlikleri altındaki halklarda bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin olarak tanınmasını ve gözetilmesini amaçlayan ulusal ve uluslararası tedrici önlemler alarak çaba göstersinler.

Madde 1
Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Okumaya devam et

Kemal BURKAY ‘ı hatırlarken …


Kemal Burkay’ı hatırlarken…



1993 yılının nisan ayında, ne olduysa, yazılı medyamızın bir kısmı Kemal Burkay’ı gündeme taşıdı. Bazı haftalık dergilerde onun yaşamıyla birlikte, bulabildikleri eski arkadaşlarının Burkay üzerine anı ve değerlendirmesi yer aldı. Örneğin haftalık Aktüel dergisi 8-14 Nisan 1993 tarih ve 92. sayısında ona dört sayfa ayırdı. İlk iki sayfada, kocaman fotoğrafının yanı sıra şu başlıkla Kemal Burkay okuyuculara tanıtıldı:

“Kürdistan Sosyalist Partisi Lideri Kemal Burkay
KÜRT OLOF PALME’si…”
***
Aktüel’in söz konusu sayısında Kemal Burkay’ın biyografisi son derece iyi hazırlanmıştı. Doğup büyüdüğü Dersim bölgesi; eğitimi, edebiyat çalışmaları, siyasi bilinçlenmesi ve örgütlenmeyle birlikte atbaşı giden yayın hayatı… Hatta Sezen Aksu’nun besteleyip okuduğu şiirine dek… Daha sonraki sayfalarda ise yaşamakta olan eski arkadaşlarının tanıklığı vb…
***
Mahir Kaynak ne dedi?
Yazılı medya dışında kimi televizyon kanalları da ilgilendi Kemal Burkay’la. Aynı günlerde bir gece star TV’de, şimdilerde kendisine artık pek fazla ‘müracaat edilmeyen’ Mahir Kaynak konuktu. Kanalın oldukça deneyimli iki elemanından kadın olanı konuşmayı açtı:
– Efendim, dedi; ne düşünüyorsunuz Kemal Burkay için?
Aradan on beş yıl geçse de, dün gibi anımsıyorum. Mahir Kaynak fazla düşünmedi. İki elini dirsek seviyesinden yukarıya kaldırdı, iyice açarak sağa sola götürüp getirdi.
– Hayır, hayır! dedi. Türk devleti için Kemal Burkay değil, Abdullah Öcalan gibi bir düşman gerek.

Meyve suyunun tahtını limonata sallıyor ..

Son 1 senede meyve suyu raflarında birçok markanın limonatasını görmeye başladık. Haberlerden takip edebildiğim kadarı ile 14 marka şu an pazarda rekabet halinde. Müşteri tercihleri konusunda ufak çapta düzenlediğim bir anket sonucunda aşağıdaki verilere ulaştım:

1. Uludağ pazara ilk giren olarak liderliği (yaklaşık %50-60) elinde tutuyor. Türk milleti vefalıdır, ilk tattığı markayı kolay kolay bırakamaz.

2. Cappy’nin ülkemizde sağlamış olduğu kamuoyu ise takdire şayan. Anket yapıldığı sıralarda Cappy raflardaki yerini yeni alıyordu ve daha çoğu kişi tarafından tadılmamıştı. Ancak tadılmaması rağmen “Cappy yapmışsa güzel yapmıştır” diyerek oy verenlerle %20-25′lik bir dilime sahip oldu.

3. Genç nesil hazır meyve sularındaki bu alternatif tadı oldukça benimsemiş durumda. 35 yaş üzeri ise ev yapımı limonatayı hiçbir şeye değişmeyeceklerini belirtiyorlar.

Limonatanın getirdiği canlılık

Meyve suyu pazarındaki limonata canlılığını rakamlardan okuyabiliyoruz:

* Ambalajlı limonatanın piyasaya ilk sürüldüğü 2007′de bin 290 litre civarında olan tüketim, 2008′de 11 kat artarak 14 bin litreye ulaştı. Okumaya devam et