Karşılıksız çek sorunu bitiyormu ?

Geçen gün   Emekli Albay Hilmi Ertunç göreve çağrılmış demiştik. Oradada konuyu anlatacağıma söz vermiştim.

İzleyicilerim bilir, burada  hukuki ve siyasi  konulara girmek istemiyorum.  Konuya girince,  tartışmalar büyüyordu.  Bu sefer ilginç bir konu var. Ortalık yıkılıyor … Evet, konumuz çek yasası, karşılıksız çek sorunu’dur.  Temel kavramlar üzerinden sırayla anlatarak giriş yapıyorum. Sonunda kendi yorumlarımı eklerim.  Avukatlık yapamasam da,  sıralarında dirsek çürüttüm.

Türkiye’de ticaret hayatı vadeli olarak çalışır.  Vadeli çalışmanın anahtarıda çek kullanmaktır. Son yıllarda kredi kartı, teminat ile alım gibi alternatif yollar çoğalsada  çek kullanmak, vadeli alışverişi sağlar.  Türkiye ‘de  çek’li yaşamı dönemlere bölerek anlatıyorum.

İlk devre, İlk çek yasası

  1. Çek kullanımını düzenleyen seksenli yıllardan kalan 3167 numaralı “çek hamilini koruma ve çek ile ödemeleri düzenleme “  adında bir yasa vardır.  Yasanın adından anlayacağımız gibi yasanın amacı çeki alan kişiyi korumak üzerinedir.
  2. Çek almak için bankaya gidilir. Banka hakkınızda istihbarat yapar ve çek karnesi verir. Sizde mal alırken, nakit ödemek yerine çek verirsiniz. Çekin bir vadesi vardır. Bu vadesinde bankadan karşılığı alınır.
  3. Vadesi geldiğinde bankada karşılığı olmayan çek, karşılıksız çek olur. Karşılıksız çek kesmek ciddi bir suçtur.  3167 nolu yasa 1-5 yıl arasında hapis cezası öngörmektedir.
  4. Üstelik çek nedenden bağımsız vadesi olmayan bir araçdır.
  5. Kanuna göre, çek karşılığı her an bankada hazır olmak zorundadır. Tabii bu pratikde böyle olmuyordu. Ticaret hayatı çeki vadeli olarak kullanıyordu. Örnekle anlatacağım.

Buğday aldınız. Çek verdiniz. Buğdaylar kurtlu çıktı.  Çekinizi ödemek zorundasınız. Çek nedenden bağımsızdır.
veya

Nohut aldınız. 120 gün vadeli çek verdiniz. Çeki verdiğiniz çiftci çeki, gübrecisine verdi. Gübreci 10 gün sora bankaya gitti. Parayı istedi, ödemek zorundaınız. Çek vadesi olmayan bir ödeme aracıdır.

İkinci devre, 2001 krizi ardından yeni çek yasası

  1. 2001 krizinin ardından karşılıksız çek sayısı arttı. Çek davaları mahkemeleri kilitledi.  Karşılıksız çek suçunun cezası hapis olduğu için sanıklar katılmayınca davalar sonuşlanamıyor ve uzuyordu.
  2. 2003 yılında 4814 sayılı düzenleme yapıldı. iyileştirmeler yapılmaya çalışıldı.
  3. Karşılıksız çek suçunda, çek tutarı kadar para cezası getirildi.
  4. Suçun karşılığında para cezası verildiğine göre sanığın gıyabında duruşma yapılabilir ve karar alınabilir hükmü geldi.
  5. Böylece davalar hızlanacak idi. Hızlandıda  :( . Sanık davaya katılsada, katılmasada dava sonuçlanıyor ve ceza veriliyor.
  6. İşin vahim tarafı şu ki  : Para cezası 15 günde ödenmezse hapise çevrilir.

Örnek verelim

  • 50.000  tl çek verdiniz. İşiniz bozuldu. Ödeyemediniz.
  • Dava açıldı. 50.000 tl para cezası kesildi.   Zaten paranız olsaydı,  çekinizi öderdiniz.
  • 500 gün hapis yattınız.  Yaklaşık bir yıl hapisde yaşadınız.
  • İş yeriniz kapandı.
  • Çıktınız
  • ceee . borcunuz duruyor. Hala 50.000 tl borcunuz var.

4814 nolu düzenleme ile 3167 nolu çek yasası  en sert yasamız oldu. Karar vermek çok kolay, ceza çok ağır…

Üçüncü devre, 2005’de Türk Ceza Kanunu yeniden yazılıyor.

  1. 2005 yılında Türk Ceza Kanunu değişti. TCK ‘daki tüm ceza sistemi değişti. Bence çok çağdaş maddeler konud. Bazı eksikler olsada bence çağdaş bir  ceza kanunumuz oldu.
  2. Bu yasa ile birlikte bir uyum maddesi konuldu.  Ne diyordu bu yasa :  “Tüm kanunlardaki cezalar yeni TCK göre yeniden yazılmalıdır. 31.12.2008 ‘ tarihine kadar uyumu yapılmayan yasalar geçersizdir.  “
  3. Hemen söyleyeyim. 3167 nolu yasa “çek yasası”  unutuldu.  1.Ocak.2009 tarihinden itibaren tüm çek yasasına göre ceza verilemez oldu.
  4. Sonrası daha vahim.  Bazı mahkemeler hemen beraat verdi. Bazı mahkemeler  ceza verdi. Yani aynı suçu işleyen iki kişiden birisi ceza aldı, diğeri beraat etti.
  5. Karşılıksız çek suçluları internetde örgütlendiler. Ses çıkardılar. Bizde buradan işe bulaştık.

Dördüncü devre, 2008 son çeyreğinde küresel kriz başlıyor.

  1. Dünya çapında bir ekonomik kriz yaşanıyor.  Krizin etkilerini bilmeyen, yaşamayan yoktur.
  2. Türkiye seçim havası içinde ekonomik krizi tam hissedemedi.  Genel eğilim krizin 2009’un son çeyreğinde soğuyacağıdır.
  3. Merkez Bankası verilerine göre  2009-Nisan sonunda karşılıksız çek sayısı 700.000 olmuş.  2008-Nisan’da aynı sayı 500.000 imiş.
  4. Ekonomik krizde çek verenlerini korumak için, 2009 yılında Çekler vadelidir kanunu çıkıyor. 2009 yılı içerisinde çekler vadesinden önce tahsil edilemez kuralı geliyor. Bu 3167 nolu çek yasasına baştan aykırı bir durumdur.  Yasa diyorki “çek nedenden ve vadeden bağımsız bir nakit havaledir”
  5. Çek ‘i istemeden imzaladım denemiyor.  Bunu açıklayalım.

Kötü niyetli firmalar, bu yola sapıyordu.

  • Çeki ödeyemeyeceğini anlayınca, şikayet ediyor. Ben aslında, bu çeki istemeden verdim. Beni kandırdılar.
  • Bu durumda, tersi ispatlanıncaya kadar çek üzerinde bir işlem yapılamıyor.
  • Alacaklı firma parasını alamıyor.

Peki düzenlemenin sorunu nedir.

  • Çek elinizden gerçekten istemeden çıkarsa bir şey yapamıyorsunuz.
  • Çek karneniz çalındı. Çek karnesini çalan kullanırsa, bunları ödemek zorundasınız.

Beşinci devre, 2009 yılında yeni çek yasası  geliyor.

  • 2009 yılında yeni bir yasa meclise geldi. Şu anda komisyon zincirlerinde bekliyor.
  • Yeni yasa, aslında detaylı ve olumlu özellikler eklenmiş.
  • En önemlisi adı değişerek “ Çek Yasası “ olmuş.   Yani çek ile ilgili tüm tarafları ilgilendiren bir yasa tasarlanmış.  Çeki veren banka, çek borçlusu ve çek alacaklısı
  • Yine hapise dönüşen para cezası korunmuş.  100 TL çekinizi ödemezseniz 100 TL para cezası karşılığı hapis yatıyorsunuz. Borcunuz duruyor.
  • Kasıt unsuru eklenmiş.  http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/05/15/sempozyum-notlari/
  • Banka sorumlulukları arttırılmış.
  • Karşılıksız çek suçunda verilen para cezası üst limiti arttırılmış. Bunun anlamı nedir ?
  • 2008 yılında,  kötü niyetli bir firma 100.000 TL tutarında mal aldı. Karşılığında çek verdi.
    Çekleri ödemeye niyeti yoktu. Ödemedi.
    Zaten kötü niyetli idi. İcra takibinden kaçtı.
    Karşılıksız çek davası açıldı.
    Verilebilecek para cezasının üst limiti 80.000 TL ‘dir. Dolayısıyla 80.000 TL para cezası aldı.
    Dava bir yıl sürdü.
    Kötü niyetli firma, alacaklı firmaya gitti. Bak 80.000 TL verirsem hapis yatmam. İcra takibi yaptın, elin boş kaldı.  Sana 50.000 TL vereyim, davadan vazgeç.
    Alacaklı firma kabul etti.  100.000 TL almayı düşünürken, bir yıl sonra 50.000 TL ‘e razı oldu.

    Yeni çek yasasında bu üst limit 150.000 TL ‘e yükselmiş. Yani kötü niyetli firma en azından 100.000 TL ‘nin hepsini ödemek zorunda.

    Şimdi ne olacak ? Yeni çek yasası çıkacak.  Genel kanı hapis cezasının korunacağıdır.

    Yeni çek yasası taslağını beğenen bulamadım. Farklı görüşler, farklı gruplar var. Nelerdir  ?

    1. Karşılıksız çek suç değildir’i savunanlar..
    2. Karşılıksız çeklerin bu kadar çoğalmasının nedeni ekonomik krizdir.  Devlet bu para cezalarını afetmelidir.
    3. Çek yasası zaten yanlıştır. Çek yasasına gerek yoktur. Çek vadelidir, senetden farkı yoktur.
    4. Karşılıksız çek vermek suçtur. Hapis cezaları daha arttırılmalıdır. uzun bir yazıda burada var. okumak için burayı seçiniz.
    5. TCK ile uyum yapılmadığı için şu anda çek yasasına göre mahkum olanlar beraat etmelidir. Bu konuda beraat kararları var. Farklı mahkemeler, karşılıksız çek için ceza verilemez kararı veriyor. Tahliyeler oluyor.
    6. Elektrik borcu için hapis yok ise çek borcu içinde hapis olamaz.

    Benim görüşüm nedir ?

    1. Çek yasası ile ilgili olarak
    2. Çek,  senet  değildir.  Senet olsaydı, çek yasası olmazdı.
    3. Çek tarafları arasındaki ilişki çek yasasına göre düzenlenmelidir.
    4. Çek vadelidir.  Nakit olsaydı, üzerinde vade tarihi olmazdı.
    5. Çek, nedene bağlı olmalıdır.  Yani ticari bir alışveriş sonucu verilmelidir. Aksi durumda  tacirlerin çekleri tefeciler tarafından kredi teminatı olarak alınıyor.
    6. Karşılıksız çek vermek bir suçdur. Cezası olmalıdır.
    7. Borcunu ödeyememek, bir hapis nedeni olamaz.
    8. Borcunu isteyerek ödememek, dolandırıcılıktır. Cezası haydi haydi hapisdir. Bende  “yeni çek yasası taslağı” nı  yetersiz buldum. Fırsat varken, daha radikal davranılabilirdi.
    9. Karşılıksız çek, cezalarında kasıt unsuru aranmak zorundadır. Borcunu ödeyemeyen, esnafı hapis etmek anlamsız bir uygulamadır.
    10. Karşılıksız çek vererek piyasayı dolandıran kişilere verilecek cezalar ise arttırılmalıdır.
    11. Esnafın iyisi borcunu ödeyendir. Hapise giren esnaf borcunu ödeyemez.

    Peki şuandaki yüzbinlerce çek mahkumu adayı için görüşüm nedir ?

    1. Ekonomik kriz nedeniyle bir ekonomik af olmalıdır.  Devlet para cezalarını afeder. Trafik cezası, para cezası vs. …
    2. Çek yasasına göre verilmiş olan tüm cezalar kaldırılmalıdır. Çünkü 1.ocak.2009’dan itibaren çek yasası yoktur. Türkiye ‘nin en büyük idari affın kaçınılmaz olarak gelmiştir.

    Yeni çek yasası ile ilgili olarak “emekli albay hilmi ertunç”  etkisine karar veremedim.  Güzel bir sloganda okudum.” Özgürlük borcun teminatı olamaz ”

    Uzun bir yazı oldu. Eksik-gedik olabilir, başka fikirler olabilir. Konunun tarafı  olmamaya çalıştım.  Görüşlerinizi iletirseniz, sevinirim.

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s