Bu şehirden bana acılar kaldı
Şarap sundum aya ben ayrılık tattım
Seyyah oldum şu alemde öyküler yazdım
Oturup anlattım kendi halimce
Seyyah oldum şu alemde türküler yaktım
Oturup söyledim kendi halimce
Gözlerinden mektup ellerinden su
Bekledim durdum ben ne zor yolmuş bu
Seyyah oldum sözüm bildim gizlendim içime
Çığlık oldu gözlerim kendimi vurdum
Seyyah oldum şu alemde niceler gördüm
Anladım ki insan kalbine yolcu
Bana aşk lazım
Aşkta ateş ararım
Kapanmış kapılardan geçtim
Yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
Dünyanın hali
Çeker giderim
Yalnızlık yolcusu gönlüm
Bir garip seyyahım ama kendime göçerim
Murat Çelik , Düş Sokağı Sakinleri ile meşhur oldu. Ben tanıdığım zaman sanırım üniversite öğrencisi idi. İlk gitarımı İlhan ve Murat birlikte almıştık.
Rumen malı, kırmızı bir gitardı. 12 telli, kötü ağactan yapılmıştı. Gitarı aldıktan sonra, köprü altında çay içmiştik. O gitarı Murat bir konserde kullandı. Bateride şimdilerde meşhur olan bir şarkıcı vardı. O günlerde Bakırköy’de Piccatura Müzik’de çalışmaya başladı.
Yıllar geçti, bağımız koptu. Düş sokağı sakinleri zamanında görmeye çalıştım. Bir türlü olmadı :(
Yıllar boyunca çeşitli gitarlarım oldu. Kırmızı gitarı hep sakladım. Son aldığım Ibanez gitar ile birlikte Whisky Müzik ‘e verdim onu. Bir meraklısına vermeleri için.